İnanç,Güven,Sadakat

Karamsar

5/7/2009 · Kategori: Benim Antolojim

kulağa ne kadar soğuk
dimağa ne kadar uzak da gelse
yaşamak kadar gerçek ve yakın oysa ölüm de
ama ben .../ ben çiy düşmüş
bakire sabahlarda ölmemeliydim anne

Arzu Eşbah
Adalet Hanımın Düşleri-Hayal Yayınları  Sayfa : 108

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Şiir Yıllıklarına İlişkin Notlar ve Değerlendirmeler

5/7/2009 · Kategori: Denemelerim

2008 yılında teknolojinin gelişimi ve Internet kullanım ağının genişlemesiyle birlikte birbiri ardına kurulan E-Edebiyat sitelerinin şiir okurlarına ulaşmaya yönelik çalışmalarına rağmen Türk şiirinin nabzının attığı asıl yerin edebiyat, kültür, sanat dergileri olduğunu görüyoruz.

Nitekim Kitap-lık dergisinin 2009 Mart sayısının tanıtımında yer alan “Edebiyat dergilerini izleyenler “sıradan okur” değildir : Okurluğunu geliştirmiş,yeni yazarlara açık “sıkı okurlardır”.Üstelik edebiyat dergilerinin,okurunu arayan yazarların kendini sınadığı,boy verdiği yerler olduğunu da bilirler” tümcesini,bu bağlamda dergilerin Türk edebiyatı ve şiirine katkısına ayna tutan bir bakış açısı olarak algılayabiliriz.

Edebiyat Ortamı’nın 2009 Mart-Nisan 7.sayısında “Şiir Yıllıkları” konusunda yaptığı soruşturmayı ve dergiye gönderilen yanıtları okuduğumuz zamanda benzer bir bakış açısıyla karşılaşıyoruz.

Dergi Yönetimince “Şiir Yıllıkları” nın güncel bir soruşturma konusu olarak seçilmesi, özellikle yeni hazırlanan şiir yıllıklarının okurla paylaşıldığı,edebiyat çevrelerinin bu konu üzerinde yoğun bir şekilde konuştuğu döneme denk gelmiş olması nedeniyle isabetli bir tercih olmuş.
 
Soruşturma da sözü geçen “Yapı Kredi Şiir Yıllığını” düzenli şiir okumaya çalışan her okur gibi ben de inceledim.Mehmet H.Doğan ve Hakan Arslanbenzer’in hazırladığı yıllıkları da biliyorum.İzmir’de yayınlanan Alaz dergisinin Mart,Nisan,Mayıs sayısında (9.Sayı) Nihat Behram'la yapılan söyleşide yıllık hazırlayan Mehmet H.Doğan'la ilgili düşüncelerini ilginç saptamalar içermesi açısından dikkate değer bulduğumu ifade etmek istiyorum.

Söyleşiyi yapan M.Mahzun DOĞAN’ın “Türkiye’de şiir üzerine yazıları da genellikle şairler yazıyor…Şiir eleştirisinde nerdeyiz ?” sorusuna uzun bir cevap veren Nihat Behram, sözü Mehmet H.Doğan’a getirdiği yerde “Şiir,eleştirisi konusunda,şiir dünyasının “babalığı”nın Mehmet H.Doğan’a sıfatlanması,şiir eleştirisindeki düzeysizliğin bir başka göstergesidir.Kim bu M.H Doğan,ne yapmış ? Biriki çeviri ve esas olarak da,hangi patronun yayınevinde çalışıyorsa onun perspektifi ağırlıklı “antoloji ve yıllık” hazırlamaktan başka ? Yüzlerce yıllık şiir geleneği olan bir toplumda, “şiir eleştirmeni,hele ki kuramcısı olmanın” gramını taşıyabilecek güçte mi ? Adam hakkında söz de söyleyemezsiniz ! İnanmayacaksın ama hakkında yazdığım yazılar gazetelerin sanat-kitap eklerinden öte,sanat dergilerinde bile sansüre takıldı ! (...)

Aynı dergilerde çok değerli şair arkadaşlarımın,şiirim hakkında,gerçekten hak etmeyeceğim derecede övücü yazıları da yayımlandı.Bu değerli arkadaşlardan Haydar Ergülen,M.H.Doğan’a büyük değer verir.Benim hakkımda yazdığı yazıda,sağ olsun bana da büyük değer verdiği görülüyor.Ama ben merak ediyorum : Mehmet H.Doğan’ın bin şairlik antoloji ve yıllıklarında bile adıma rastlanmaz.Behram diye bir insan yaşamamıştır ! Söz gelimi,bunu Haydar nasıl değerlendiriyor ? ya bana ilişkin değerlendirmesinden ya da M.H.Doğan’a ilişkin düşüncesinden birini değiştirmesi gerekmez mi” derken bir yer de şiir yıllıklarına getirilen öznel olma, nesnellikten uzaklık eleştirileriyle aynı çizgide buluşuyor.

Soruşturmayı yanıtlayan arkadaşların değerlendirmelerine de katılıyorum.Elbette yayınlanan her yıllık onu hazırlayanın öznel tercihidir.Yıllıklara bakarak orada yer alanlar yetkin şairdir,şiirleri yıllıklara alınmayanlar yetkin değildir diye düşünülemez.Meseleye bence bir de şu açıdan bakmakta fayda vardır : Derdi gerçekten edebiyat olan şairin yıl içinde uzun soluklu bir kültür,sanat,edebiyat dergisinde şiiri, öyküsü, denemesiyle yer alması da o şaire verilmiş en büyük ödüldür aslında.Bu nedenle dergiye gelen yüzlerce şiir arasından seçilip,editör tarafından yayın kuruluna ve yayın kurulunun onayından sonra dergi sayfalarında okurla buluşma süreci de yıllıklar kadar önemsenmelidir.

Söz YKY şiir yıllığından açılmışken,belirtmek istiyorum.Bâki Ayhan T. yıllığı hazırlarken Türk şiirine tek ve dar bir pencereden bakmamış.Ancak seçtiği şiirler sunuş yazısında da belirttiği gibi kendi öznel beğenisi ki bu yaklaşımın çoğu zaman yıllıklara olan eleştirilerin odağını oluşturduğu konusunda sanıyorum herkes hemfikir.

1998 doğumlu bir ilköğretim öğrencisinin sınavla ilgili şiirinin de yer aldığı yıllıkta dikkatimi en çok Koridor Dergisinin “dergiye gelen en kötü şiir” sayfası düşüncesine Bâki Ayhan T.nin olumlu yaklaştığı düşüncesiydi.(Burada bendenizde kendi öznel beğenimi tam bu noktada belirtmek istiyorum) Yıllığın bence en zayıf şiirini Koridor'un editöründen seçerek Baki Ayhan T.mühtiş bir ironiye imza atmış. 

Yıllıkta özellikle yıl içinde Kitap-lık dergisinde yayınlanmış şiirlerin daha fazla yer bulduğu da farkettiğim ayrıntıların başında geliyor ki Sinan Erdem de "Şiir Yıllıkları : Kanona Saygı Duruşu" başlıklı yazısında bu noktaya dikkat çekmiş.Yıllığı okumayı bitirdiğimde tek tek isim yazmak istemiyorum ancak ürettikleriyle yıllığa girecek çok daha yetkin isimler vardı diye de düşünmeden edemedim.Ama en başta belirttiğim gibi bu yıllık hazırlayan arkadaşımızın öznel beğenilerinden seçilmiş.Zaten,kendisi de böyle çalışmaların eksiksiz ve kusursuz olamayacağını yıllığın önsözünde belirtmiş.

Yine şiir yıllığı hazırlayan bir başka şair Veysel Çolak'ın, 2008 yıllığını henüz inceleme fırsatım olmadı.Doğrusu sayın Çolak bu sene yıllığa şiir seçerken,okurların beğendiği şiirleri kendisine bildirmelerini isteyen bir etkinlik yaparak,yıllık hazırlamada önceki yıllara göre farklı bir yöntem izledi.Yayınlanmış bir şiiri geleceğe taşımada okurun rolünü yadsımayan bu yaklaşıma katkı sağlamak düşüncesiyle yıl içinde izlediğim dergilerden kendisine şiirler önermiştim.Ancak yıllığı inceleyen arkadaşlardan duyduğum kadarıyla yine kendi atölyesinden yetişen edebiyatçılara karşı duygusal davranarak onların şiirlerine daha fazla yer vermiş.Şairin bu yaklaşımını anlamakta güçlük çekiyor olsam da,yıllığa seçilen şiir tercihlerini şairin poetikasıyla ilintilendirmek sanırım en gerçekçi değerlendirme olurdu.

Şiir yıllıklarının geçmiş yıl içinde yazılan ve bir şekilde okuma fırsatı bulamadığımız şiirleri görme,onları teknik ve içerik açısından değerlendirerek geleceğe yönelik yeni imgeleri arayışın yollarında kılavuz olma gibi işlevini önemli buluyorum.Yalnız yıllığa seçilen şiirlerin ideolojik duruşlardan uzak bir bakış açısıyla,ülkemizde yıl içinde yayınlanan bütün dergiler taranarak ve gerçekten biçimi,kurgusu,içeriği,özgün ve yeni imgelerle yazılıp yayınlanmış; bilinen bilinmeyen ayrımı yapmadan değerlendirilmeye alınması, yıllık hazırlanırken dikkat edilmesi gereken ilk kalkış noktalarından biri olmalıdır ki yıllık kendisini var eden ereğe ulaşabilsin.
   
Netice itibariyle şiir insani bir eylem.Bu eyleme Türk şiirinin sadece bir tarafını değil, insani değerlerle bütünü kucaklayan ve derdi sadece edebiyat olma düşüncesiyle katkı sağlayan her çalışmayı önemsemek gerektiğini düşünüyorum.

Fatih Yavuz Çiçek
Edebiyat Ortamı Sayı : 8

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Dirimin Bergüzarı

3/7/2009 · Kategori: Bayramyeri

zaman :

düş yapraklı bir ülkeye yolculuk değil miydi ?

kimliğini yitirmiş bergüzardan

geriye kalan ayazda yürümek : çılgınlık

 

mağrur ve dingin akreple

kuşların izindeydik. kanatsız

 

nerde durduğumuzun

                                   hiç önemi yoktu

 

farzet ki yaşam ak dudaklı köprü

keyif, irmikten yapılmış

                                   gülce

                                   bir kapı

zaman :

şefkatin camdan vahasında rastladığımız gönençti

avuçlarımızdan kayıp giden baharın

küllerini savurduğumuz aşkovan

fildişi bir boşluk

 

düştük

 

ben

yüzüne doğan umayla geçtim içinden

sen

yankısında çoğalan seyyahtan

Faith

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Telkâri

28/6/2009 · Kategori: Bayramyeri

evveli yalnızlıktı sonrası telve yangını

uçurmadığım göçmen kuşlarım vardı
dilimde geçmek bilmeyen fasl-ı baharım

ilk onları kurtarmayı düşünürdüm alazdan
sebebini söylemem,sır değil
suya vuran suretim bilirdi yalnızca
zamana yenilmiş gülberkin vasiyetiydi belki de
acelem…

nereye varsam
bir bulut kümesi ney üflerdi g’özüme
avuçlasam hayatı
tenime sığdırmazdım hiçliğin üç rengini de

yine de geç kalmış sayılmam göğüme
kendime bir beden kısa gelen ömrüm
beni zarife kuşun kalbine sığdırsın
uçayım…

ki,semada küllerimin tiryakisi mehveşle
ancak böyle söner kırk yıllık bu kahve yanığı

Faith
Alaz Edebiyat Sayı 10

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Gidiş

26/6/2009 · Kategori: Benim Antolojim

senin gözlerin benim gerçeğim
(sendeki telaşa onlarla inandım)
bakmıyor bana,benden uzakta

aramızdaki mesafede gerilen
bir teli inletiyorum seninle
sesi ben duyuyorum tek,
birşey duyduğu yok kimsenin
benden başka.

bir hülyanın hatırasında
kasıp kavuruyorum kendimi
diyorlar ki, hayat yalandır,
aşk da.
nasıl inanırım, o ;
olmak istemiş de olmamış
bir yarım nefes gibi şuramda.

sana dokunamayacak kadar
ürkek kalmış olduğum bu mesafeden
dön/erken sen
önce ayaklarının gerçekliğine inandır beni,

inanmak istesem de
**senin gidişin yalandır bende.

Birhan Keskin

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »